perihan mağden
son olarak yeni saplantımız facebookta "perihan mağden'e kıl olanlar" grubuna katılmış (artık kendisi mi değil mi bilemiyoruz ama her kim yazdıysa) "ben de kendisine kılım" yazmış..
ben şahsen pek güldüm..
bu arada gıcıklığın ne boyuta ulaştığı da enteresan; arkadaşın biri firefox için perihan mağden'in isminin geçtiği her türlü kutuyu silen bir eklenti yapmış...
paris
beklenen paris yazısı
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=232401
paris
Sarkozy'nin partisinden olan Argenteuil Belediye Başkanı'nın, Paris'in ikinci büyük banliyösünün 'görüntüsünü bozan' evsizlere karşı feci kokan zehirli gaz sıktırdığı ortaya çıktı. Fransa karışınca, uygulama şimdilik askıya alındı
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=231367&tarih=29/08/2007
deli
uzun süre haberi okuduktan sonra aklıma gelmiş olan kelimeleri tek tek gezginde arayıp, hiçbirine başlık açlımadığını görünce, en naziğinden bunu açayım dedim. esin kaynağı haber de aşağıda..
'Kontrollü Yangına Müdahale' konusunda araştırma yaparken, ormanlık alanın yanmasına sebep olduğu öne sürülen araştırma görevlilerinden Bahar Dinç Durmaz, bugün kendilerini savundu.(..)
Durmaz, "Yanmış olan alan ileriki çalışmalarımızda yakacağımız alanlar. Bu olayda talihsizlik, birden yanması. Fakat birden yanmasında bile, biz o alanlarda tüm ölçümleri yaptığımız için yararlı veriler ortaya çıktı. tabii ki böyle olmasından biz de üzgünüz. Yine de bir kayıp söz konusu değildir. Bu alan bize tahsis edilmiş bir alandır... "
vs vs
kaynak:radikal
gençlik
"insanın aşık olma kabiliyetine gençlik denir"
t.a.
the science of sleep
"close your eyes.. open your heart..."
http://wip.warnerbros.com/scienceofsleep/
the science of sleep
uzun süre adam gibi düzgün film izleyemedikten sonra ruhu tedavi/terapi şat (shot) olarak alınması gerken michel gondry filmi.
tavsiye edilen izleme şekli bir sinema salonu, olmadı projektördür.
Amarcord
ayrıca koca memeli kadını ve memlerinde boğulan çocuğu da unutmamak gerekir...
murat belge
"Ama Selçuk'la birlikte bu tercihi yapanlardan bazıları belki bu 'itiraf' üstüne bir kere daha düşünme gereği duyarlar, neyi neye tercih ettiklerini.
AKP'ye karşı omuz omuza dövüşeceğiz, 'işkenceci' ve ben: AKP-sonrası Cumhuriyet Türkiye'sini kuracağız. Bu herhalde İlhan Selçuk'un sürekli 'Aydınlanma' dediği yolu yeniden açacak. Bunun, insanları söyletmek için çok parlak ışık altında sorgulama anlamında bir 'Aydınlanma' olacağını bilmem ama kendi tanıdığım kadarıyla o kişiler 'falaka' ile 'elektrik' arasında 'ulusal' ve 'teknolojik' bir bağlantı kurmuş kişilerdir. Parlak ışık onları kesmez, çünkü daha çok göz bağlamaya alışmışlardır. "
bugünkü yazısından bir alıntı yapmak istedim.
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=230486&tarih=21/08/2007
yılmaz odabaşı
şiirlerini ve yazılarını okumak için:
www.yilmazodabasi.com.tr
ulusalcı sol
sadece isim benzerliği mi acep?
"İnternete verilen ve kısa süre sonra yayından kaldırılan görüntülerde ırkçılar, iki genci ‘Rusya aşkı’ için idama mahkum ettiklerini söylüyor ve ardından öldürüyorlar. (..)
Katliamın reklamını yapan National Socialism/White Power örgütünün sloganı da ürkütücü: “Siyaset yok, fiziki saldırı var!”"
http://www.ntvmsnbc.com/news/417257.asp
manu chao
yaptığı şarkıların çoğu birbirine benzemesine rağmen, eski yeni şarkılarını her dinlediğimde hadi kalk gidelim o güneşli güzel topraklara hissi nasıl uyandırıyor bilemiyorum. seviyorum vesselam...
perihan mağden
bu kadının evde kalmış kız kurusu tadındaki yazılarından çok sıkıldım. ya magazin programlarındaki bir takım adam ve kadınlardan bahsediyor, ya sabah kadın programındaki olayları tartışıyor ya da birilerine sataşıyor.. yani o da işte fasulyelerin kılçıklarını ayıkladıktan sonra komşuyu dikizleyip, böyle televizyona bakıp ondan sonra "entellektüel bir incelikle" eline bir kağıt kalem alıp iki kelam çiziktiriyor. benim az zamanımı saçma sapan şeylerle çarçur ediyor. televizyonda izlemeyi reddettiğim şeyleri bana okutmaya çelışıyor hemi de hakem yorumlarıyla...
arada düzgün bişeyler yazmaya kalkarsa da o kadar çok etrafa kusuyor ki, o pisliği temizlemeden okumak zor oluyor..
ve ben artık sürekli kısır tarifi vermesini bekler hale geldim..
yıldırım türker
bu adam da olmasa kimse kenarda kalmış insanlık konularından bahsetmeyecek...
atom bombası
"Atom'un çekirdekilerinde çok sayıda proton ve nötron bulunan belirli atom türleri radyoaktiftir ve bunlar karasızdır. Aniden parçalanabilirler. Başka atom türleri ise bir nötron ile bombalandıklarında parçalanırlar. Bu olayda çekirdeğin kütle sayısı geçici olarak bir artar ve enerji açığa çıkmak suretiyle, tüm çekirdek ikiye bölünür. Kütle numarası 235 olan bir plütonyum türünün birer atomu bu şekilde bölünerek aynı zamanda ortama enerji de verirler. Uranyum 235 iki veya üç nötron, plutonyum 239 ise daha fazla nötron yayar. Atom bombasında ya uranyum 235 ya da plutonyum 239 kullanılır. Bir nötron ile bombalandıktan sonra bu elementlerin bir atomu birçok nötron yayar ve zincir reaksiyonu oluşur. Atomların yeterli konsantrasyonda olmaları halinde bu nötronlar komşu atomlarla çarpışır ve onlar tarafından tekrar bombalanırlar. Böylece komşu atomlarda fisyon oluşur ve daha fazla nötron açığa çıkar. Böylece devam eden zincir reaksiyonu gittikçe daha fazla nötron ve enerji üretir. Ortamın uygun olması halinde sonuç olarak büyük bir patlama oluşur. Bir patlamaya yol açmak için gerekli fisyon yapabilen malzeme miktarına kritik kütle veya tetikleme miktarı denir. Zincir reaksiyonu hemen başladığından bu malzeme herbiri kritik boyutundan daha küçük parçalar halinde tutulmaktadır. Bu parçalar kritik üstü büyük bir parçada birleştiriler ve patlama anında nötronlarla bombardıman edilir. Fisyon yapan her atomun açığa çıkardığı enerji küçük olmakla birlikte, bu atomların milyarlarcasının toplam enerjisi patlamaya yol açar. Ancak bu enerjinin kütle eşdeğeri düşüktür. Örneğin Nagasaki'ye atılan bomba bir metal paranın 1/3 ağırlığına eşdeğer miktarda enerji açığa çıkarmıştır. Atom Bombası'nın enerjisi işte bu zincir reaksiyonu ve Einstein'ın ünlü E = mc² formülüne dayanır. Hiroşima'ya atılan ilk bomba olan Little Boy'un içinde temel olarak iki Uranyum-235 parçacığı bulunuyordu. Klasik bombalarda kullanılan bir tetik mekanizması ve barometre sayesinde bomba şehirden hedeflenen yükseklikte olduğu anda patlatıldı."
atom bombası
6 ağustos 1945 hiroşima ve 3 gün sonra da nagasaki'ye atılan, yaşayan yaşamayan herşeyi yok eden patlatıcı. bugün bilmem-kaçıncı yıl. her sene ölenler ve yedi sülalesi bellenenler bir alanda toplanıp mumlar yakıyorlar, belki de dünyanın daha iyi bir yer olamsı için dua ediyorlar ve bu sırada yaşadığı bu faciadan sonra silahsızlanan japonya tekrar silahlanmaya başlıyor. halkın da bunu desteklediği söyleniyor..
alka seltzer
adı meşhur bir kaçak adı gibi olan ilaç
"alka seltzer dün viyanada yakalandı!!"
"interpolün kırmızı bültenle aradığı alka seltzer dün polisin filimleri aratmayacak operasyonuyla viyanada yakalandı. emniyet yetkilileri olaya ait detaylı bilgi vermezken, kaynaklar seltzer yakalandığında elinde bir şişe beyaz meksika tekilası olduğunu söylüyorlar. seltzer iki yıldır aranmaktaydı."
the smiths
şimdi böyle sıradan ve sıkıcı bir öğlesonrası, bağıraraktan söylenecek güzel bir smiths parçası vardır; i'm so sorry
i'm so sorry
i'm so...
why do you come here
when you know it makes things hard for me
when you know
oh why do you come
why do you telephone
and why send me sinonim
(...)
son kısmını da "i'm so very sickend" yerine "i'm so sick of you" diye söylenmesini ve özellikle şarkının başından bu yana gelen neşeli-hüzünlü (tatlı-ekşi sos gibi) ezik delikanlı havasını kırarak bağırılmasını tavsiye ederim..
(üzerine de radiohead-kidA'den bir parça batlatın, tam olsun derim..)
nuray mert
celebrity death match!
nuray mert vs perihan mağden
"asıl saçına!"
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=228729&tarih=02/08/2007